İnsanlar yaşamları boyunca duyguların ve düşüncelerin etkisinde kalarak, farklı bazı davranışlar gösterirler. Bu davranışların bir şekli de önyargılardır. Önyargı, bir kimse ya da şeyle ilgili olarak belirli bir olaya ya da duruma ya da görmeye dayanan, önceden edinilmiş olumlu ya da olumsuz yargı ve kanılardır.Önyargılar yaşamın bir parçası olarak olumlu ya da olumsuz şekilde her zaman hayatımızda yer almakla birlikte genellikle negatif bir tutumu temsil ederler.

Gerekli bilgi edinmeden herhangi bir konuda yetersiz fikirlere dayanılarak oluşan önyargılar Herhangi bir ortamda karşılaştığımız bir kimsenin dış görünüşüne, giyim şekline göre hüküm vermek ve o kişiyi yerecek düşüncelere kapılmak, belki de dışlamak, vizyona yeni giren bir filmin yapımcısına ya da başrol oyuncusuna bakıp fikir yürütmek, çok beğenilen bir kitabın yazarına bakıp okumadan beğenmemek, tadına bakmadan yemeğe tuz atmak gibi birçok olay önyargıya örneklerdir.

Her davranışın altında bir duygu yatar. Hiçbir davranış ya da düşünce şekli nedensiz oluşmaz. Önyargılarda küçük yaşlarda aile içinde öğrenilmeyle başlar ve zamanla kişinin kendi tecrübeleriyle kalıplaşır. Çocuğun çevresinde söylenen sözler, yapılan yargılamalar, takılan lakaplar zihinde yer eder ve aile ile çevrenin taşıdığı önyargıları benimsemesine yol açar.

Yetişkinlik çağına gelindiğinde ise önyargılı insanlarla olan ilişkiler, anne, baba, öğretmen ya da arkadaşlar, baskı altında otoriter bir çevre içinde yaşanan hayat, benzeyen ve benzemeyen arasında kalan “farklı olma” unsuru, çoğu zaman medya ve sosyal ortamlar önyargının gelişmesinde önemli bir rol alır. Önyargıların pekişmesini sağlayan da insanların önyargılarına uygun gelen bilgileri ayırarak algılaması, ters gelen bilgileri ise algılamaması ya da görmek istedikleri gibi algılamasıdır.

Bir duygu durumu olan önyargıdan kurtulmak için karşılaştığınız kişi hakkında hemen karar vermeyin. İyi bir gözlemci olun. Hiç kimseyi ırkına, cinsiyetine, görünüşüne, tercihlerine göre değerlendirmeyin. Empati yapın. Kararlarınız ve yargılarınız konusunda kimseden etkilenmeyin. Sonuçta o insanın sadece dışını biliyorsunuz. O kişinin hikayesini bilmiyorsunuz. Kişi o hale gelene kadar başından neler geçtiğini bilmeden yorum yapıyorsunuz. Kuran-ı Kerim bile “Hislerinize uyup adaletten sapmayın” (Nisa 135) diye buyurarak önyargısız bir yaşam için yol gösterir.

Mucize bir yaradılışa sahip olan insan bunu neden başaramasın ki?

Nilüfer Ölmezcan